ATO Başkanı’ndan Radikal Öneri: İş Yeri Açma Süreci Yeniden Değerlendirilmeli

ATO Başkanı Gürsel Baran, ticaret sektöründe karşılaşılan fırsatçılık ve plansızlık sorunlarına dikkat çekerek, sektörde köklü bir yeniden yapılandırma gerektiğini ifade etti. Baran, dürüst işletmeleri korumak ve ekonomik verimliliği artırmak için yalnızca denetimlerin yeterli olmadığını, daha kapsamlı bir sistem değişikliği gerektiğini belirtti.

“İş Yeri Açma Süreci Artık Bir Teste Tabi Olmalı” diyen Baran, herkesin sektörel kısıtlama olmaksızın iş yeri açmasının piyasalarda adaletsiz rekabete neden olduğunu vurguladı. İşletme kurmak isteyenlerin takip etmesi gereken bazı kritik kriterleri şu şekilde sıraladı:

1. Sermaye ve Kapasite Analizi: İşletmenin sermaye yapısı ile hedeflenen iş hacminin uyumlu olması gerekiyor.
2. İhtiyaç Planlaması: O bölgede aynı sektörde faaliyet gösteren kaç işletme var? Bu hizmete olan talep ne düzeyde?
3. Donanım ve Bilgi: İşletme sahibinin sektöre dair teknik bilgi ve yeterliliği ne kadar yeterli?

Baran, bu sürecin “ruhsat planlaması” ile entegre edilmesi gerektiğini ve böylece kaynak israfının önlenebileceğini belirtti.

“Ticaretin Anayasası Yeniden Yazılmalı” diyen Baran, yüksek fiyatlar ve stokçuluk gibi sorunların basit cezalarla çözülemeyeceğini ifade etti. Ticari ilişkileri; perakende satışlardan hal yasasına, çek kanunundan aracılık hizmetlerine kadar her yönüyle düzenleyecek yeni bir ticaret anayasasına ihtiyaç olduğunu vurguladı ve bu kurallara uymayanların ticaret yapmasına izin verilmemesi gerektiğini ekledi.

Vergi aflarının, yükümlülüklerini zamanında yerine getiren dürüst tüccarları mağdur ettiğini söyleyen Baran, bu durumun ticari etik anlayışını zayıflattığını dile getirdi. Kalıcı çözümler için şu önerilerde bulundu:

– Vergi oranlarının indirilmesi: Yüksek vergi oranlarının kayıtdışılığı artırdığına dikkat çekerek, bu oranların düşürülmesi ve tabana yayılması gerektiğini ifade etti.
– Düzenli ödeyenler için ayrıcalıklar: İhracatçılar ve uzun yıllardır vergilerini ödeyen işletmelere, yeşil pasaport gibi avantajların sağlanması ve ödüllendirme sisteminin oluşturulması çağrısında bulundu.

Baran, yüksek enflasyonun işletmeler üzerindeki olumsuz etkilerine de değinerek, firmaların kazançlarını büyütmek yerine gayrimenkul ve lüks tüketime yatırmalarının, onları sürekli banka kredisine bağımlı hale getirdiğini belirtti. Bu durumun sermaye birikimini önlediğini ve piyasada kırılganlık yarattığını sözlerine ekleyerek, ticaretin sağlıklı bir yapıya kavuşabilmesi için sermaye ve iş hacmi dengesinin korunmasının kritik olduğunu belirtti.