UEZ 2023’te dünya genelindeki inovatif ve rekabetçi iş alanlarına adaptasyon konuşuldu

UEZ 2023, Atış Şirketler Grubu sponsorluğunda gerçekleştirilen “Yükselen Yatırımlar: Yeni Teknolojiler ve İnovatif Girişimler” oturumu ile sona erdi. Oturumda dünya çapında ve teknolojinin beşiği olan Silikon Vadisi’nde son dönemde başarı grafiği yükselen inovatif ve rekabetçi iş alanlarının, inovatif girişimlerin ve deep tech’lerin neler olduğu ve Türkiye’nin bu iklime nasıl adapte olması gerektiği konuşuldu.

 

Moderatörlüğünü GTech Kurucu Ortağı ve CEO’su Mine Taşkaya’nın yaptığı oturuma Atış Şirketler Grubu CEO’su Ahmet Atış, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İnovasyon ve Girişimcilik Koordinatörü Emre Eczacıbaşı, Re-Pie Portföy Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Ergin ve İstanbul Portföy Yönetimi Girişim Sermayesi Fonları Yönetici Ortağı Yiğit Arslan katıldı.

 

Mine Taşkaya: “Konfor alanından çıkan genç girişimciler risk alabiliyor”

GTech Kurucu Ortağı ve CEO’su Mine Taşkaya, “Konfor alanından rahat çıkabilen genç girişimciler risk alabiliyor. Aslında girişimcilik çok farklı bir ruh. 7-8 yılda oluşan ekosistemin yarattığı değer ve katkı, ivmelendirmeyi sağlayan riskleri omuz omuza çözebilecek organizasyonlar yaratıyor” dedi.

 

Ahmet Atış: “Hangi işi yapacağınız değil, işin sizi nereye götüreceği önemli”

Atış Şirketler Grubu CEO’su Ahmet Atış, “Hangi işi yapacağınız değil, işin sizi nereye götüreceği önemli. İş kişilere değil kurumlara ve kurum kültürüne bağlı olmalı. Aslında her işte farklı modeller gelişebiliyor. Ancak işi doğru insanlara emanet ettikten sonra, her işte başarılı olma şansınız var. Kendi çalışma alanlarımızdan olan gayrimenkul tarafında ise ihtiyacı belirleyip ona yönelik çalışmalar sürdürmemiz gerekiyor. Gayrimenkulde küçük yatırımcıların parasını nasıl daha iyi değerlendirebileceğinin üzerine düşünmemiz gerekiyor. Tek kalemde tek bir yere hizmet etmek değil de çok bacaklı ama her bacağın yere sağlam bastığı kurgu oluşturmak gerekiyor” dedi.

 

Emre Eczacıbaşı: “Kimsenin görmediğini görüp, kendimize ve çevremize inandırmalıyız”

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İnovasyon ve Girişimcilik Koordinatörü Emre Eczacıbaşı, “Dünya her zaman yeni döneme doğru ilerliyor. Belki bu dönemde değişikliğin hızlanması, dünyanın daha hızlı değiştiğine dair bir algıya neden oluyor. Geleceğe uyum için şirketlerin alt ve üst yapısı her gün değişiyor ama her kurumun amacı, geçmişte yarattığı başarı formülünü korumak. Çok güçlü geleceğe yönelik ihtiyaç öngörüsü, verimli çözümler üretebilmemize katkı sağlıyor. Bu da geçmiş dediğimiz her şeyden, daha da güçlü bir gelecek oluşturmayı sağlıyor. Başarıyı, toplumsal çağdaşlık idealini insan odağına yönelterek anlam ve odak yaratıp, sürdürülebilir olmasını sağlamalıyız. Kimsenin görmediği şeyleri görüp, önce kendimize ve sonrasında çevreye inandırmamız gerekiyor. Çünkü girişimcilik özgüveni bu noktada büyük önem taşıyor. En mikro seviyede her çalışanın başarı formülünü işleyerek, gelecekteki değişimler ve ihtiyaçlarla temas ve uyum içerisinde olması gerekiyor” dedi.

 

Mehmet Ali Ergin: “Düşünen yatırımcı ve sermayeye ihtiyaç var”

Re-Pie Portföy Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Ergin, “Gayrimenkul girişim sermayesi fonlarının, alternatif fonların yapısı Türkiye’de toplam 3 bin 500 kişi. Sermaye piyasasını yeterince anlatamadık. Regüle olmayan sermaye piyasaları ortamı mevcut. Süreç içerisinde 5 ile 7 yıl bu fonlarda kalmak gerekirken yatırımcılar ‘kim öle kim kala’ zihniyetiyle bakıyor. Türkiye’de şirket açmaktan ziyade insan ve sermaye gerekiyor. Ağır sanayi devrimini kaçırmış olabiliriz ama bunu kaçıramayız. Bugün burada yaptığımız yazılımla, teknolojiyle başka ülkeye hizmet verebiliyoruz. Dünyanın buna ihtiyacı var ama birikim yaparken düşünen yatırımcı ile sermayeye ihtiyaç var. Dolayısıyla kimseyi değil kendimizi suçlamalıyız” dedi.

 

Yiğit Arslan: “Türkiye ekosistemi hala çok genç”

İstanbul Portföy Yönetimi Girişim Sermayesi Fonları Yönetici Ortağı Yiğit Arslan, “Türkiye daha gelişmekte olan bir girişimcilik ekosistemi. Bizler 2000’li yılların ortasında start up varlığından haberdar olduk ve sonrasında bunun dışarıdan fonlanan ve çıkış durumu ile başkalarına satılabilen bir alan olduğunu gördük. Üzerinden neredeyse 15 yıl geçti ve bizler bazen ülkemizdeki ekosistemin henüz çok genç olduğunu unutuyoruz. Yeni girişim sermayesinin yatırım fonunu kuran bütün kurumların ve yatırımcıların, ekosisteme muazzam bir katkısı var ve biz de o oyunculardan biriyiz. Bundan 5-6 sene öncesine döndüğümüz zaman, bir portföy yönetimi şirketinin konusu, kurumların ve kişilerin nakit yönetimini gerçekleştirerek ve finansal enstrüman kullanarak yüksek getiri sağlamaktı. Ancak artık, genç bir ekosistem olarak bizim gibi şirketlerin ciddi fonlar bulması ve aktarmasının çok değerli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir